Bilen bilir netbook aldım. Peki ama neden? İlk nedeni Erhan Erdoğan’da görmem, küçüklüğü ve zarifliğinin hoşuma gitmesiydi. Daha sonra teknoloji bloglarının yaptığı incelemeler vs. derken kendimi mağazada buldum.
İlk günler çok güzel geçsede bir süre sonra göz ağrısı ve gözyaşı yapmaya başladı. İlk haftalara nazaran daha çabuk şarj bitimi, garip takılmalar derken isyan etmeye başladım. Netbookun en avantajlı özelliklerinden biri olan şarjının uzun süre gitmesi büyük yalan. Nedeni ise wifi kullanımının buna dahil olmaması. Wifi kullanmayacaksam ne yapayım bu cihazı? 3G bu işi çözer mi bilemiyorum ama benim netbookla daha işim olmaz.
Şimdilerde Windows’tan Mac’e geçmenin haklı gururunu yaşıyorum. Yurtdışından Macbook Pro 13′ aldım. Çok mutluyum.
Netbook vakasından sonra bize tanıtım veya inceleme yapan teknoloji siteleri ve blog yazarlarını iplememeye başladım. Artık bana deneyim lazım. Bir fotoğraf makinesi 20 megapiksel çekiyor olması artık benim için bir şey ifade etmiyor. Bana gündüz ve akşam çektiği fotoğrafları göstermesi gerekiyor. Yani bana deneyim lazım.
Nitekim şirketlerin blog yazarlarına gönderdiği hediye ürünlerinde genel amacının bu olduğuna inanmak istiyorum. Çekilen video ve fotoğraflar yaşam deneyimleri teknik özelliklerinden çok daha önemli.
Bunun üzerine gitmek ve kampanyalar geliştirmek lazım. Himm bir düşüneyim bakalım.. 🙂
Yorum bırakın